“Ses Var, Görüntü Yok”: Çelişkilerle Dolu Bir İddianamenin Anatomisi

“Ses Var, Görüntü Yok”: Çelişkilerle Dolu Bir İddianamenin Anatomisi
12/03/2026

15 Temmuz yargılamaları kapsamında Binbaşı K.Y.’nin savunmasının SEGBİS kayıtları, yalnızca yaşananları değil, iddianamenin nasıl kurulduğuna dair çarpıcı boşlukları da ortaya koyuyor. Savunmaya göre dosyada ne açık bir fiil, ne net bir delil, ne de somut bir suç isnadı bulunuyor.

Sanık müdafiinin mahkeme huzurunda kullandığı ifade durumu özetler niteliktedir:

“Bu dosyada ses var ama görüntü yok.”

Lehe Delil Yok, Aleyhe Delil de Yok!

SEGBİS kayıtlarına yansıyan savunmalara göre iddianame, uzun anlatımlar içeriyor ancak bu anlatımların hangi somut eyleme dayandığı belirsiz. Savunma makamı, iddianamede;

  • Şüphelinin hangi fiili işlediğinin yazılmadığını,
  • Hangi eylemin, hangi suç maddesine bağlandığının gösterilmediğini,
  • Aynı metin içinde çelişkili değerlendirmeler bulunduğunu

vurguluyor.

Bir yandan “şu saatlerde öldürme ve benzeri suçlardan sorumlu tutulamaz” denilirken, hemen ardından sanığın çok sayıda ağır suçtan sorumlu tutulması dikkat çekiyor.

Saatler Uyuşmuyor, Sorumluluk Yükleniyor

Savunmalarda öne çıkan temel çelişkilerden biri de zaman meselesi. Askerin karargâha giriş saatine ilişkin kayıtların, iddianamede farklı şekilde yorumlandığı belirtiliyor.

Savunmada şu soru yöneltiliyor:

“Saat 02:00’de karargahta işlendiği iddia edilen bir suçtan, o mahale 1 saat 48 dakika sonra yani saat 03:48'de ulaştığı kamera görüntüleriyle sabit olan bir kişi, nasıl sorumlu tutulabilir?”

Bu çelişkiye rağmen iddianamede sorumluluk atfının devam etmesi, hukuki mantık açısından sorgulanıyor.

“Kopyala–Yapıştır Suçlamalar” İddiası

Savunmalara göre iddianamede yer alan bazı bölümler, farklı kişiler için aynı kalıplarla yazılmış durumda. Saatler, eylemler ve suçlamalar kişiye göre değişse de sonuç bölümünde benzer ifadelerin kullanılması dikkat çekiyor.

Müdafi bu durumu şöyle özetliyor:

“Hangi fiilin hangi boyuta ulaştığını bilmiyoruz. Yazılmış ama içi doldurulmamış.”

Mahkeme Önünde Açık Bir Soru

SEGBİS kayıtlarında ortaya çıkan tablo, yalnızca bireysel savunmaları değil, yargılama pratiğinin bütününü tartışmaya açıyor.

Somut delil olmadan, çelişkili saatlerle, birbiriyle uyuşmayan değerlendirmelerle ağır suçlamalar yöneltilmesi…

Tüm bu unsurlar, dosyayı “yalnızca bir davanın nasıl görüldüğüne değil, hukukun nasıl işletildiğine dair bir örnek” olarak kayda geçiriyor.

Asım Durmaz