SEGBİS’te Anlatılanlar: Emir Vardı, Suç Yoktu

SEGBİS’te Anlatılanlar: Emir Vardı, Suç Yoktu
11/01/2026

Emir Vardı, Suç Yoktu

15 Temmuz 2016 gecesine ilişkin yargılamalar yıllar sonra da tartışılmaya devam ederken, yakın tarihli bir SEGBİS oturumunda kayda geçen ifadeler, askerî hiyerarşi ve hukukun nasıl görmezden gelindiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Ankara’da görev yapan bir rütbeli askerin anlattıkları, suç isnatlarının hangi zeminde kurulduğuna dair ciddi soru işaretleri barındırıyor.

Rütbeli askerin beyanlarına göre, söz konusu gece görev yaptığı birimde olağanüstü bir hareketlilik yaşandı. Ancak anlatılanlara bakıldığında, askerin yaptığı tek şey, kendisine verilen görev çerçevesinde bulunduğu yerde kalmak ve herhangi bir taşkınlık yaşanmaması için beklemekti. Ne bir saldırı emri vardı ne de bu yönde alınmış bir talimat.

SEGBİS kaydına geçen ifadelerde asker, emir–itaat ilişkisinin keyfi bir alan olmadığını özellikle vurguladı.

“Askerlikte emre itaat körü körüne değildir” diyen rütbeli asker, bu ilişkinin kanunlar ve açık talimatlarla sınırlandığını belirtti.

“Kanuna aykırı olduğu açık olan bir emrin nasıl uygulanmayacağı mevzuatta bellidir. O gece bana böyle bir emir verilmedi” sözleriyle savunmasını netleştirdi.

Emir Var, Fiil Yok

Dava dosyasına yansıyan iddiaların aksine, rütbeli askerin anlatımında somut bir fiil yer almıyor. Ateş etme, cebir kullanma ya da herhangi bir kişiye yönelik müdahale iddiası, askerin kendi eylemleriyle örtüşmüyor. Buna rağmen, olaydan saatler sonra kendisini ağır suçlamaların merkezinde bulduğunu ifade ediyor.

“Bulunduğum yerde bekledim. Silah kullanmadım. Kimseye yönelik bir eylemim olmadı” sözleri, SEGBİS tutanağına birebir yansıyan ifadeler arasında. Bu durum, yargılamanın fiilden ziyade varsayımlar üzerinden şekillendiği eleştirilerini güçlendiriyor.

Zincirleme Sorumluluk Tartışması

Askerin savunmasında dikkat çeken bir diğer nokta ise, başkalarının eylemlerinden sorumlu tutulma meselesi. Rütbeli asker, farklı yerlerde yaşandığı iddia edilen olayların, kendi bulunduğu alanla ilişkilendirilerek dosyaya eklendiğini söylüyor.

“Başka bir noktada yaşanan bir olay, benim oradaymışım gibi önüme konuldu” ifadeleri, suçlamaların genelleştirilerek yöneltildiğini ortaya koyuyor.

Bu yaklaşım, hukukun temel ilkelerinden biri olan şahsilik ilkesinin ihlal edildiği yönünde ciddi eleştirilere neden oluyor. Herkesin yalnızca kendi fiilinden sorumlu tutulması gerekirken, anlatılan tablo bunun tersine işaret ediyor.

SEGBİS’te Kayda Geçen Sessiz İtiraz

Rütbeli askerin savunması, yüksek sesli bir polemikten çok, sakin ama kararlı bir itiraz niteliği taşıyor.

“Benim vicdanım rahat. O gece hukuka aykırı hiçbir şey yapmadım” sözleri, kayda geçen en çarpıcı ifadelerden biri olarak öne çıkıyor.

Bu beyanlar, 15 Temmuz sonrasında yürütülen yargılamalarda emir–itaat dengesinin, fiil–suç ilişkisinin ve bireysel sorumluluğun ne ölçüde dikkate alındığını yeniden tartışmaya açıyor. SEGBİS’te anlatılanlar, yalnızca bir askerin savunması değil; aynı zamanda hukukun izinin kaybolduğu bir gecenin sessiz tanıklığı olarak kayıtlara geçiyor.

Asım Durmaz